18 Haziran 2014 Çarşamba

Bugün Sana Gülüyorum Hayat




Bir gece yarısı uyanmıştım. Tek başımaydım, yağmur odamın camlarını olanca hızıyla kırbaçlıyordu.
 Yanı başımda her gün çentiklere esir ettiğim saatim. Aynaya gidip yüzümü yıkamak istemiştim.
 Gözlerimin kırmızısından tiksindim o gece. Aynada gördüğüm yüz benim değildi.
 Acizliğimi iliklerime kadar hissettim. Güçsüzlüğümü kabul etmiştim. 
O gün bir söz verdim aynadaki bitkin adama ''Ne zaman mutlu olursan bu yüzü unutma.'' 
 Mutlu olduğumda ağlıyordum, mutsuz olmamdan hiçbir farkı yoktu. Korkuyordum.
Ne zaman gülsem o yüz geliyordu aklıma.  Bir gece uyandığımda rüzgarı hissettim.
Ruhumun içindeki korkuları kurutuyordu. Rüzgarı hissettim. Şarkıları heybemden eksik etmedim.
Yağan yağmura ellerimi uzatıp rüzgarı hissettim. Korktum. Ağır geldi. Boğuldum çoğu zaman. 
 Bir gece uyandım ve rüzgarı hissettim. Gülümsüyordum. Gülümsediğimi sonradan farkettim. Yalnız değildim, içimdeki yalnızlığı teslim ettiğim rüzgar, mavi dost ve yağmur vardı.
 Gözlerimi kapattım ve ağladım. Güçlü hissettirdi.
 Gözlerimi kapadım ve gülümsedim.

İnanmak istedim, gülen çehrelere eşlik etmek yerine,
O gece de yalnız gülümsedim rüzgara, göz yaşımı sattım bulutlara. 
Bir yağmurlu akşam sabahı sırt çantamla yollara düşmüştüm, işte o gün yağmurdan tiksindim. 
Boş bir güfteydi ellerime değen damlalar. Yürüyordum sağ yanıma mavi dostu almıştım. 
O gün sonsuza kadar yürümek istedim. 
Kendime söyleyemediğim gerçekleri serip önüme, rüzgara inat daha güçlü attım adımlarımı. 
Şarkılar kaldı sadece, tüm geceye yankılanan bir şarkı kaldı elimde. 
Kimsenin bilmediği bir yerde unutulmak istedim.
O gece tiksindim insanlardan, şapkamı biraz daha eğdim.
 Şapkamı eğdim ve sadece ağladım.
Gözlerimi açtım ve gülümsedim.

Mutluluk göz yaşlarım kurumadan, hüzün tazeledi yanaklarımı.

Tek istediğim hissiz bir yaşamdı, en güzel his olduğunu biliyordum.

Selamlıyordu mavi dost, rüzgarla en dibine kasveti. 
Ruhlar yürüyordu soğuk nehrin kenarında, çığlık içinde yalvarıyordu bir ses korosu.
İdam edilen düşlerimdi, ben değil.

Bir sabah uyandığımda hasta olduğumu öğrendim.
Avucumun içinde kayan hayatımı sıkıyordum. Peş peşe ateşlediğim sigaraların elindeydim sadece.
Düşündüm elimde ne vardı, var olan tek şey kanatabileceğim yüreğimdi,
o kadar...
Kimseye anlatmadım, kimse de bilmek istemedi. Yüzler sadece yalancıydı, eller sadece itmek için.
İtildim.
İşte o zaman bir el istemiştim. Yalandan da olsa biraz sevildiğimi hissetmek istedim.
Yaşadıklarım geldi aklıma, gözlerimi kapadım.

Gözlerimi kapadım ve ağladım.
Rüzgar çarptı yüzüme ve ben gülümsedim.
'Bugün sana gülmeyeceğim hayat' demiştim ya,
Bugün sana gülüyorum hayat.